|
Öncelikle eğitimle ilgili sık sık birbiriyle karıştırılan iki önemli kavramı anlamak gerekiyor.
Birincisi davranış problemlerini çözmeye yönelik eğitim biçimidir.
İkincisi ise komut-tepki sistemi üzerine kurulu olandır.
Komut üzerine çağrılınca gelen, oturan, uyum içinde yanınızda
yürüyen ve ardından evde koltuğunuzun bacaklarını kemiren bir köpeğe
sahip olmak pekala mümkündür. Tam tersine evde eşyaları parçalayan ya
da insanların üzerine çıkan; fakat komut üzerine oturan ya da yanınızda
tasmasız sakince yürüyen bir köpeğe de sahip olabilirsiniz. Olaya
açıklık kazandırmak açısından birinci tip eğitime “davranış
modifikasyonu” ikincisine ise “itaat eğitimi” olarak tanımlamada fayda
var.
Her şeyden önce unutmayalım ki “istenmeyen davranışlar” sadece
bakanın gözündedir. Köpek için kazmak, havlamak, diğer köpekleri
kovalamak tamamen doğaldır. Bu davranışları kontrol edemeyeceğiniz
anlamına gelmemektedir tabi ki; ama tüm bunları köpeğiniz sizi
çıldırtmak için yapmadığını anlamız gerekmektedir. Siz köpeğinizi bu
konuda eğitene kadar tüm bunları yapmaması gerektiği konusunda hiç bir
fikri yoktur. Ondan ne istediğinizi anlaması gerekmektedir.
Köpekler (insanlara göre) istenmeyen davranışlara başladığında en
iyisi bu davranışın kaynağını anlamaya çalışmaktır. Çoğunlukla tüm bu
problemler yalnız kalmanın verdiği sıkıntıdan kaynaklanmaktadır.
Köpekler oldukça sosyal hayvanlardır. Olası çözümlerden biri
köpeğinizin yeterince egzersiz yaptığından emin olmaktır. Egzersiz pek
çok problem için mükemmel çaredir ve köpekler buna bayılır. Köpeğinizin
yaşı ve ırkına uygun düşebilecek egzersiz düzeyi için köpeğinizin
veteriner hekimine baş vurun. Diğer bir çözüm ise itaat eğitimidir.
Önemli nokta köpeğinizin sizin ilginize gereksinimi olmasıdır ister
yürüyüş isterse de eğitim sırasında.
Köpeğinize patronun kim olduğunu ona vurarak, bağırarak ya da benzer ceza yöntemleri ile öğretemezsiniz.
Bunun karşılığında tek öğreneceği size güvenmekten çok korkması
gerekeceğidir. Köpeğe patronun kim olduğunu lideri olarak
gösterebilirsiniz. Ona ne yapılacağını ve nasıl davranılacağını
gösterin. Çoğu köpek onun lideri olmanızı iç güdüsel olarak sizden
bekleyecektir. Yine de az sayıda da olsa liderlik pozisyonu için size
meydan okuyabilecek köpekler çıkabilir. Aslında çoğu köpek, sahipleri
bunu bilinçsiz olarak hiç denemediği için liderlik pozisyonuna
yükselir. Köpek yanlış davranışlarından ötürü sahiplerini düzeltmeye
başlayıncaya kadar da bunu fark etmeyebilirler.
İlginç olan, dominatlık göstergesi olarak tavsiye edilen pek çok
davranış formu köpeklerde geri teper. Bunun nedeni pek çok durumda
köpek aslında liderlik için yarışmamasıdır. Patronun kim olduğuna dair
uyguladığınız teknikler, doğru dürüst bir neden olmaksızın onun
davranışlarını düzeltmeye başladığınızdan dolayı köpeğinizin sizden
soğumasına ve güvenini yitirmesine yol açar. Köpeğinize karşı adaletsiz
davranışlarınız onun insanlara karşı sürekli kendisini savunma
gereksinimi duymasına ve bildiği tek yöntem olan ani ve kestirilemez
ısırıklarla (fear bite) kendisini savunmasına yol açacaktır.
Ne Zaman Hayır Denmeli ?
Yüzyıl önce Rus fizyolog Pavlov hayvanların öğrenme yöntemleri
üzerine araştırmalar yaptığında bir köpeğin tehlikeden kaçmadan önce
ayının pençelerinin derisine geçmesini bekleyecek olursa asla hayatta
kalamayacağını söylemiştir. Buradaki gerçek basittir. İşaret
düzeltmeden ya da ayı durumunda cezadan önce gelmelidir.
Köpek
eğitiminde biz ne yaparız? Testi kırılmadan çocuğu dövmek misali önce
boğma zincirini çeker ardından köpeği uyarırız. Tüm uzmanlar bunu
önerse de “sağ duyu” olarak kabul edilen bu kural köpek için aslında
“doğal” değildir.
Her kapı çaldığında kapıya havlayarak sizden önce koşturan bir köpeği
ele alalım. Kapı çaldığında köpek kapıya fırlarken önce cezalandırıp
ardından “Hayır” denmesi mi yoksa önce “hayır” ile uyarılarak sonra
cezalandırılması mı daha etkili olacaktır ? İkinci durumda bir daha ki
sefere “Hayır” dendiğinde dönüp bir kez daha düşünmek için iyi bir
nedeni olacaktır. Böylece uyarıldıktan sonra istenmeyen davranışı devam
ettirdiğinde cezalandırılacağını bilecektir.
Bu tutumun tutarlı ve devamlı olması ayrıca önemlidir.
Asla unutulmaması gereken şey ise ardından yapması gereken hareket
için ödüllendirilmesi itaatin, kendi başına hareket etmesinden daha
keyifli olacağını pozitif yönlendirmeyle ona anlatılması olacaktır.
Kapı çaldığında otur ve bekle komutu ile misafirleri içeri buyur
etmek ilk heyecanı kontrol altına alırken eğer çok huzursuz ise
misafirlerce önce görmezden gelinmesi biraz sakinleştiğinde ise sakin
ve dostane olabilecek her tavrı için misafirler ve sizce sakince
ödüllendirmesi eve gelenleri pozitif olaylarla bağdaştırmasına neden
olacaktır. Bu süreç zaman alabilir. Bu nedenle acele edilmemesi
gerekir. Aşırı durumlarda misafirler köpeği tamamen görmezden gelirken
belli etmeden yere küçük ödül yiyecekleri düşürerek köpeği misafirlerin
varlığına olumlu yönlendirmeyle alıştırılabilir. Köpeğin uyması gereken
tüm komutlar uzun egzersizler gerektirebileceğinden gerektiğinde hepsi
ayrı ayrı çalışılmalıdır.
Ceza - Ne Zaman Uygulanmamalıdır ?
Köpeğin dost ve iş arkadaşımız olarak evcilleştirilmesinden onbeş
bin yıl geçmesine rağmen cezalandırma hala bu yetenekli canlıların
davranışlarını kontrol etmede ana yöntem olma özelliğini
sürdürmektedir. Sanki acı, köpeğin zeka ve çalışma isteğini
arttıracakmış gibi bu yöntem şimdiye kadar hiç sorgulanmadan kabul
edilegelmiştir.
“Ceza” kelimesi sadece tırnakların çekilmesi ya da gözlerin oyulması
anlamına gelmemelidir. Aslında ceza, cezalandırılanda hiç bir gerçek
zarara neden olmadan da gerçekleştirilebilir. Köpek eğitiminde “ceza”
terimi “bir davranışın gerçekleşme şansını azaltan bir uygulama” olarak
tanımlanır.
Aslında cezanın işlev açısından kavramsal karşılığı “düzeltme” olmalıdır.
Örneğin köpekbalıklarının sırt yüzgeçlerini göstermeleri yüzücüler
için, odanın çok sıcak olması da kazakla oturan insanlar için birer
cezadır. Köpekbalıklarının gitmesi ya da odadaki ısının düşmesi her
şeyi normal haline dönmesini sağlar. Bundan dolayı “ceza” bir şeyin
gerçekleşme olasılığını azaltan bir unsurdur.
Cezanın ilk kuralı cezalandırmaya çalıştığınız olayla yakinen
bağlantılı olması gerektiğidir. Köpeğinizi halıyı ıslattığı için
cezalandırdığınızı söylediğinizde köpek halıdaki ıslaklıkla ceza
arasında bağlantı kuramayacak olursa sonuç sadece köpeğin sizin önceden
kestirilemez davranışlarınız nedeniyle ilişkinize karşı güvenini
kaybetmesi olacaktır. Tanımı gereği doğru şekilde kullanıldığında ceza
her zaman hatanın gerçekleşme olasılığını azaltır. Bu nedenle hata
sırasında köpek yakalanmadığı sürece asla cezalandırma (düzeltme)
yapılmamalıdır. Yine de ceza bir probleme karşı nadiren en iyi çözümdür
ve genellikle de yanlış uygulanır.
Cezanın ikinci ana kuralı tutarlı ve sürekli olmasıdır. Davranış bir
kez elimine edildiğinde ise ardından yapmanız gereken köpeğinizin
yapması gerektiği her hareket için onu ödüllendirmenizdir. Bu, onun
motivasyonunu değiştirirken doğru davranışı korumasına yardımcı
olacaktır.
Cezanın istenilen davranışlarda nadiren değişikliğe neden olmasına
rağmen bazı insanlar etkililiği konusunda değişmez bir fikre sahiptir.
Çoğu köpek cezalandırılmalarının ardından çoğunlukla korku ve güven
kaybına itilmektedir.
Cezanın uygulanmasından çok öncelikle köpeğin davranışlarının iyi
okunması ve hatalar gerçekleşmeden önce önüne geçerek doğru
davranışlarının pozitif yönlendirmeyle ödüllendirilmesi köpeğimizle
ilişkilerimizi daha sorunsuz ve huzurlu bir düzeye yükseltecektir.
Vorherige Einträge
|